GÜNÜMÜZDE KONSER DİNLEME TERBİYESİ ve BAZI NASİHAT
Yayına Sokan: Moy_web Yayınlanma Tarihi: 2010/6/22 (324 Kere Okundu)
Efendim, bugün biraz müziğimizin son günlerde nerelere geldiğinden haberler vermek istedim. Yanlış anlaşılmasın: Musıkîmizin en son döneminden bahsederek bu günkü geldiği noktadan bahsedecek değilim. Onu hepiniz biliyorsunuz, görüyorsunuz, dinliyorsunuz. Cemiyetimizde zaten konser dinleme terbiyesi oluşmamış, konseri bir eğlence, bir el çırpma hatta şakır şakır oynama vesilesi zanneden sığlar etrafımızda pek çok. Geçen gün Güre Anfide Zeytinli kültür ve sanat derneğinin Ahmet hoca yönetimindeki konserine gittik.Hoca korosunu çok güzel çalıştırmış. İlk bölümde fasıl tarzında eserler sundular. Ama gel gör ki yanımızda oturan genç(!) bir gurup vızır vızır konuşuyor, eserleri dinlemiyor ama alkışlara iştirak ediyorlardı. Bu durum hepinizin başına gelir herhalde. Dayanamadım kibarca alçak sesle konuşmalarını ikaz ettim. (Susmalarını değil. Nasıl olsa müziği dinlemedikleri gibi beni de dinlemiyeceklerdi.) Sonra biraz alçak sesle konuşmaya devem ettiler. Be birader ne diye konsere gelirsiniz. Sahilde oturup çay için. Konser dinleyecek vatandaşlara daha faydalı olursunuz.
Bu tipler sayesinde Türk müziği yeni bir döneme girdi. Biliyorsunuz musıkîmizin dönemleri vardır. Hani yazmıştık, Gökkuşağındaki renkler nasıl kesin çizgilerle ayrılmazlar ise musıkîmizin dönemleri de öyle kesin çizgilerle ve tarihlerle ayrılmaz. Klasik dönem, neo klasik dönem, romantik dönem ve çağdaş dönem. Şimdi bu çağdaş dönem de bitiyor ve yerini artık LAHMACUN dönemi alıyor. Böyle başa böyle tıraş dercesine bu tip insanlara lâyık bir ipe sapa gelmez güfte ve melodilerden oluşan bir dönem başladı. İlk dört döneme saygı duyup konserlerini bu dönemlerin eserlerinden oluşturan dernek hocalarına saygım var. Ama bazen görüyoruz ki populist davranan hocalar son dönem eserlerinden proğram oluşturuyorlar ve aylarca çalışıyorlar.
Öyle olunca da bir lahmacun konser çıkıyor ortaya .Tabii yine de alkış alıyorlar. Ne denir. Neyzen Tevfik’in bir beytini bu duruma uyarlamak gerekirse :
Böyle osuruktan konsere ben konser mi derim.
Öyle konseri bir günde hazırlar benim gerim …
Her neyse . Biz gelelim kendi müziğimize. Küçükkuyu’da Belediye himayesindeki Türk Musıkîsi koromuzda çalışıyoruz. Son dönemlerin dev bestekârlarından (Alfabetik sıra ile ) AMİR ATEŞ, BİLGE ÖZGEN, EROL SAYAN’ın eserlerinden oluşan bir proğramımız var. Yirmibeş tane eser çalışıyoruz. 25 Temmuz’da Küçükkuyu meydanında halka açık ilk konserimiz olacak, takiben 29 Temmuz’da Altınoluk ANFİ de bir konserimiz daha olacak. Bestekârlar bu 2. konsere gelebilecekler ve daha birkaç misafir san’atçı da gelecek. İsimlerini söylemeyeyim, şimdilik sır kalsın..Gelişmelerden sizleri haberdar ederim.
Şimdi gelelim bu hafta gelen nasihatlara. Bize yapmamız ve yapmamamız hususunda öğütler veriliyor.
ETMEYİN…….
Emanete ihanet etmeyin
Halinizden şikâyet etmeyin
Boş şeylerde ısrar etmeyin
Cahillerle sohbet etmeyin
Nefesinizi boşa tüketmeyin
İnsanları bekletmeyin
Hayatınızı mahvetmeyin
İnsanları yüzüne karşı methetmeyin
Kötülüğe meyil etmeyin
Malınızı boşa sarfetmeyin
Sırrınızı açık etmeyin
Her şeyi merak etmeyin
Suçunuzu inkâr etmeyin
Şerefinizi kaybetmeyin
Vatanınızı terk etmeyin…..
EDİN…….
Büyüklere hürmet edin
Sıkıntıya sabredin
Aza kanaat edin
Hatanızı kabul edin
Varken tasarruf edin
Alimlerle sohbet edin
Sofranıza davet edin
Seviyorsanız ifade edin
Kalpleri fethedin
Misafire ikram edin
Hakkı teslim edin
Unutacaksanız kaydedin
Gariplere merhamet edin
Çalışanı takdir edin
Başarıyı tebrik edin
Mazereti kabul edin
Her an tevekkül edin
Hastaları ziyaret edin
Herkese tebessüm edin
Son söz
Her şart altında ALLAH’a şükredin
Bundan böyle her SALI beni okumaya devam edin (!)
Bu tipler sayesinde Türk müziği yeni bir döneme girdi. Biliyorsunuz musıkîmizin dönemleri vardır. Hani yazmıştık, Gökkuşağındaki renkler nasıl kesin çizgilerle ayrılmazlar ise musıkîmizin dönemleri de öyle kesin çizgilerle ve tarihlerle ayrılmaz. Klasik dönem, neo klasik dönem, romantik dönem ve çağdaş dönem. Şimdi bu çağdaş dönem de bitiyor ve yerini artık LAHMACUN dönemi alıyor. Böyle başa böyle tıraş dercesine bu tip insanlara lâyık bir ipe sapa gelmez güfte ve melodilerden oluşan bir dönem başladı. İlk dört döneme saygı duyup konserlerini bu dönemlerin eserlerinden oluşturan dernek hocalarına saygım var. Ama bazen görüyoruz ki populist davranan hocalar son dönem eserlerinden proğram oluşturuyorlar ve aylarca çalışıyorlar.
Öyle olunca da bir lahmacun konser çıkıyor ortaya .Tabii yine de alkış alıyorlar. Ne denir. Neyzen Tevfik’in bir beytini bu duruma uyarlamak gerekirse :
Böyle osuruktan konsere ben konser mi derim.
Öyle konseri bir günde hazırlar benim gerim …
Her neyse . Biz gelelim kendi müziğimize. Küçükkuyu’da Belediye himayesindeki Türk Musıkîsi koromuzda çalışıyoruz. Son dönemlerin dev bestekârlarından (Alfabetik sıra ile ) AMİR ATEŞ, BİLGE ÖZGEN, EROL SAYAN’ın eserlerinden oluşan bir proğramımız var. Yirmibeş tane eser çalışıyoruz. 25 Temmuz’da Küçükkuyu meydanında halka açık ilk konserimiz olacak, takiben 29 Temmuz’da Altınoluk ANFİ de bir konserimiz daha olacak. Bestekârlar bu 2. konsere gelebilecekler ve daha birkaç misafir san’atçı da gelecek. İsimlerini söylemeyeyim, şimdilik sır kalsın..Gelişmelerden sizleri haberdar ederim.
Şimdi gelelim bu hafta gelen nasihatlara. Bize yapmamız ve yapmamamız hususunda öğütler veriliyor.
ETMEYİN…….
Emanete ihanet etmeyin
Halinizden şikâyet etmeyin
Boş şeylerde ısrar etmeyin
Cahillerle sohbet etmeyin
Nefesinizi boşa tüketmeyin
İnsanları bekletmeyin
Hayatınızı mahvetmeyin
İnsanları yüzüne karşı methetmeyin
Kötülüğe meyil etmeyin
Malınızı boşa sarfetmeyin
Sırrınızı açık etmeyin
Her şeyi merak etmeyin
Suçunuzu inkâr etmeyin
Şerefinizi kaybetmeyin
Vatanınızı terk etmeyin…..
EDİN…….
Büyüklere hürmet edin
Sıkıntıya sabredin
Aza kanaat edin
Hatanızı kabul edin
Varken tasarruf edin
Alimlerle sohbet edin
Sofranıza davet edin
Seviyorsanız ifade edin
Kalpleri fethedin
Misafire ikram edin
Hakkı teslim edin
Unutacaksanız kaydedin
Gariplere merhamet edin
Çalışanı takdir edin
Başarıyı tebrik edin
Mazereti kabul edin
Her an tevekkül edin
Hastaları ziyaret edin
Herkese tebessüm edin
Son söz
Her şart altında ALLAH’a şükredin
Bundan böyle her SALI beni okumaya devam edin (!)




