İLK KEZ FETHULLAH GÜLEN İLE AYNI DÜŞÜNÜYORUM
Yayına Sokan: Moy_web Yayınlanma Tarihi: 2010/6/7 (112 Kere Okundu)
ÖZGÜR KEDİLER BAHÇESİ
KEDİ GÖZÜ
İLK KEZ FETHULLAH GÜLEN İLE AYNI DÜŞÜNÜYORUM
Şaşırdım pek çok insan gibi çünkü Fethullah Gülen’den böyle bir açıklama beklemiyordum.
Şaşırdım, çünkü şeriat bayrakları, çemberli, kara çarşaflı adamlar meydanlarda cihat çığlıkları atıyorken ülkemin kimlerin elinde nereye doğru sürüklendiği kaygısını duyuyordum.
Ve Fethullah Gülen’in açıklamasını okuyunca şaşırdım.
Çünkü Fethullah Gülen’in İSLAMİ kaygıları var, meydanlara ellerinde hilafet bayrakları ile inenlerin ise İSLAMCI kaygıları var.
İ-HA-HA başkanı olacak adamı Deniz Feneri 7 pardon Kanal 7’de sabaha kadar izledim. Açıkça küfrediyor İSLAMCI olmayan gazetecilere, gülüyor, kahkaha atıyor. içinde bir nebze vicdan olsa 9 insanın hayatına mal olan bir eylemden döndüğü için bu denli rahat olmaz, evine çekilir, sessizce acısını yaşar.
Ama anlaşılıyor ki bunların amacı ne insani yardımmış ne de öldürülen yurttaşların canları umurunda? Siyasi bir zafer kazanmanın çığlıkları ile ağızlarını doldura doldura küfrediyorlar. “Türk Medyası” diyorlar basına. Kendileri Arap medyası herhalde kimbilir?
İşte tam böyle bir ortamda Fethullah Gülen’in açıklaması ne de iyi geldi anlatamam.
İ-HA-HA ile ilgili cümlelerinin altını çizmek ve analizi iyi yapmak gerek Gülen’in.
İ-HA-HA’nın siyasi kaygılarını iyi okumak lazım!
İşte gözlerin döndüğü, nefretin egemen olduğu, akıl toplumundan duygu toplumuna geçiş sürecinde İSLAMCI değil İSLAMİ, siyasi değil İNSANİ kaygı duyan o açıklamayı yaptığı ve yine linç kampanyalarını göze alsa da doğruyu en zor zamanda söyleyip içimize su serptiği için belki de bir teşekkür borçluyuz Fethullah Gülen’e…
SOKAK KEDİSİ
EDREMİT AKP SON DAKİKA KULİSLERİ
Edremit AKP’de Ufuk Dolgun bugün istifasını İl Başkanı Adil Çelik’e verecek.
30 kişilik yönetim kurulu istifa etti.
Sıkıntının temelinde ise elbette Özkan Kostak var.
Yönetim Özkan Kostakçı olduğu için Ufuk Dolgun’un eli kolu bağlıydı.
Genel merkez bunu fark etti ve gereğini yaptı.
Edip Uğur’a yakınlığı nedeni ile Kostak’ın göreve geleceğine kesin gözü ile bakanlar erkenden zafer ilan etmesinler.
Şimdi burada yazmak istemeyeceğim pek çok iddiayı genel merkez de biliyor.
Kulislerde Ufuk Dolgun’un istemesi halinde yeniden ve de kendi belirleyeceği bir yönetimle ilçe başkanı olabileceği konuşuluyor.
İlçe başkanlığı için geçen diğer bir isim ise Mimar Yavuz Çığlıdağ bu da benden size son dakika bombası olsun!
4 yıldır Edip Uğur’u hep uyardık herkes uyardı ama asla özeleştiri yapmıyor, yapmayacak. Gücün kendisinde olduğunu ve ne isterse yapacağını düşündüğü için parti bu halde. Balıkesir ve Burhaniye’deki hezimetlerde Edip Uğur’un politikaları etkili oldu.
Kısacası Özkan Kostak’ın işi bu sefer zor görünüyor. Elbette Edip Uğur güçlü bir isim, Kostak’ı destekliyor şansı var ama sadece eğer ilçe başkanı olsa bile bu kolay olmayacak hepsi bu…
Partide Edip Uğur’a çok büyük tepki var. Tabanda da öyle, vatandaşlarda da öyle.
Zaten Edip Uğur’un kariyerinin ve de gücünün zirvesine çıkmışken bile böyle ilçe teşkilatları üzerinde hakimiyet kurma çabası değil mi en büyük neden bu tepkiye…
Biraz gücünü ve kariyerini yaşayınız Edip Bey bırakın artık köy delegesine varıncaya kadar her şeye hükmetme çabalarını da teşkilatlar nefes alsın…
MOR KEDİ
BATSIN BU PAZAR GÜNLERİ
Öyle şanslıyım ki Pazar günleri gazete çıkmıyor.
Öyle şanslıyım ki Pazar günleri çalışıyoruz çünkü pazartesi gazetesini hazırlıyoruz.
Sizi bilmem benim çocukluğumda öyle şimdiki gibi doğalgaz yoktu Balıkesir’de. Tüplü şohben çıktığında bile bayram etmiştik. Gerçi körfezde hala tüplü şofben gibi araçları kullananlar çok doğalgaz gibi bir nimet olmadığından…
Pazar günü demek benim için unutulan ev ödevleri demek.
Pazar günü benim için annemin çamaşır günü demek.
Pazar günü demek benim için banyo günü demek, temizlik günü demek ki anne kontrolünde oluyor bu temizlik denetimleri de içinde tırnak kesiminden ütüye kadar her şey var ilkokul yıllarında.
O yıllardan kalma bir psikolojik bozukluk mu bilmem Pazar günleri ofline olurum ben.
Pazar günü iş yerindeki arkadaşlar haricinde kimse görmemiştir beni ki onlar da görüp göreceklerine pişman olurlar, huysuz, aksi, geçimsiz, lanet, memnuniyetsiz, sıkıcı, monoton biri olur çıkarım Pazar günleri.
Ama dedim ya Pazar günleri yerel basının çıkmaması en büyük şansım ve de keyfim!
Pazar günü de çıkan gazete olsa asla yazı değil haber bile yapamazdım herhalde.
Pazar günlerini yok saymam bu yüzden, hiçbir dost, arkadaşla Pazar günleri görüşmemem bu yüzden, Pazar günleri hiç yaşamıyormuş gibi yapışım bu yüzden…
Tanrıya şükürler olsun ki Pazar günleri çalışabildiğim bir işim var, ben öyle herkesin tatil yaptığı günlerde tatili sevmiyorum…
KEDİ GÖZÜ
İLK KEZ FETHULLAH GÜLEN İLE AYNI DÜŞÜNÜYORUM
Şaşırdım pek çok insan gibi çünkü Fethullah Gülen’den böyle bir açıklama beklemiyordum.
Şaşırdım, çünkü şeriat bayrakları, çemberli, kara çarşaflı adamlar meydanlarda cihat çığlıkları atıyorken ülkemin kimlerin elinde nereye doğru sürüklendiği kaygısını duyuyordum.
Ve Fethullah Gülen’in açıklamasını okuyunca şaşırdım.
Çünkü Fethullah Gülen’in İSLAMİ kaygıları var, meydanlara ellerinde hilafet bayrakları ile inenlerin ise İSLAMCI kaygıları var.
İ-HA-HA başkanı olacak adamı Deniz Feneri 7 pardon Kanal 7’de sabaha kadar izledim. Açıkça küfrediyor İSLAMCI olmayan gazetecilere, gülüyor, kahkaha atıyor. içinde bir nebze vicdan olsa 9 insanın hayatına mal olan bir eylemden döndüğü için bu denli rahat olmaz, evine çekilir, sessizce acısını yaşar.
Ama anlaşılıyor ki bunların amacı ne insani yardımmış ne de öldürülen yurttaşların canları umurunda? Siyasi bir zafer kazanmanın çığlıkları ile ağızlarını doldura doldura küfrediyorlar. “Türk Medyası” diyorlar basına. Kendileri Arap medyası herhalde kimbilir?
İşte tam böyle bir ortamda Fethullah Gülen’in açıklaması ne de iyi geldi anlatamam.
İ-HA-HA ile ilgili cümlelerinin altını çizmek ve analizi iyi yapmak gerek Gülen’in.
İ-HA-HA’nın siyasi kaygılarını iyi okumak lazım!
İşte gözlerin döndüğü, nefretin egemen olduğu, akıl toplumundan duygu toplumuna geçiş sürecinde İSLAMCI değil İSLAMİ, siyasi değil İNSANİ kaygı duyan o açıklamayı yaptığı ve yine linç kampanyalarını göze alsa da doğruyu en zor zamanda söyleyip içimize su serptiği için belki de bir teşekkür borçluyuz Fethullah Gülen’e…
SOKAK KEDİSİ
EDREMİT AKP SON DAKİKA KULİSLERİ
Edremit AKP’de Ufuk Dolgun bugün istifasını İl Başkanı Adil Çelik’e verecek.
30 kişilik yönetim kurulu istifa etti.
Sıkıntının temelinde ise elbette Özkan Kostak var.
Yönetim Özkan Kostakçı olduğu için Ufuk Dolgun’un eli kolu bağlıydı.
Genel merkez bunu fark etti ve gereğini yaptı.
Edip Uğur’a yakınlığı nedeni ile Kostak’ın göreve geleceğine kesin gözü ile bakanlar erkenden zafer ilan etmesinler.
Şimdi burada yazmak istemeyeceğim pek çok iddiayı genel merkez de biliyor.
Kulislerde Ufuk Dolgun’un istemesi halinde yeniden ve de kendi belirleyeceği bir yönetimle ilçe başkanı olabileceği konuşuluyor.
İlçe başkanlığı için geçen diğer bir isim ise Mimar Yavuz Çığlıdağ bu da benden size son dakika bombası olsun!
4 yıldır Edip Uğur’u hep uyardık herkes uyardı ama asla özeleştiri yapmıyor, yapmayacak. Gücün kendisinde olduğunu ve ne isterse yapacağını düşündüğü için parti bu halde. Balıkesir ve Burhaniye’deki hezimetlerde Edip Uğur’un politikaları etkili oldu.
Kısacası Özkan Kostak’ın işi bu sefer zor görünüyor. Elbette Edip Uğur güçlü bir isim, Kostak’ı destekliyor şansı var ama sadece eğer ilçe başkanı olsa bile bu kolay olmayacak hepsi bu…
Partide Edip Uğur’a çok büyük tepki var. Tabanda da öyle, vatandaşlarda da öyle.
Zaten Edip Uğur’un kariyerinin ve de gücünün zirvesine çıkmışken bile böyle ilçe teşkilatları üzerinde hakimiyet kurma çabası değil mi en büyük neden bu tepkiye…
Biraz gücünü ve kariyerini yaşayınız Edip Bey bırakın artık köy delegesine varıncaya kadar her şeye hükmetme çabalarını da teşkilatlar nefes alsın…
MOR KEDİ
BATSIN BU PAZAR GÜNLERİ
Öyle şanslıyım ki Pazar günleri gazete çıkmıyor.
Öyle şanslıyım ki Pazar günleri çalışıyoruz çünkü pazartesi gazetesini hazırlıyoruz.
Sizi bilmem benim çocukluğumda öyle şimdiki gibi doğalgaz yoktu Balıkesir’de. Tüplü şohben çıktığında bile bayram etmiştik. Gerçi körfezde hala tüplü şofben gibi araçları kullananlar çok doğalgaz gibi bir nimet olmadığından…
Pazar günü demek benim için unutulan ev ödevleri demek.
Pazar günü benim için annemin çamaşır günü demek.
Pazar günü demek benim için banyo günü demek, temizlik günü demek ki anne kontrolünde oluyor bu temizlik denetimleri de içinde tırnak kesiminden ütüye kadar her şey var ilkokul yıllarında.
O yıllardan kalma bir psikolojik bozukluk mu bilmem Pazar günleri ofline olurum ben.
Pazar günü iş yerindeki arkadaşlar haricinde kimse görmemiştir beni ki onlar da görüp göreceklerine pişman olurlar, huysuz, aksi, geçimsiz, lanet, memnuniyetsiz, sıkıcı, monoton biri olur çıkarım Pazar günleri.
Ama dedim ya Pazar günleri yerel basının çıkmaması en büyük şansım ve de keyfim!
Pazar günü de çıkan gazete olsa asla yazı değil haber bile yapamazdım herhalde.
Pazar günlerini yok saymam bu yüzden, hiçbir dost, arkadaşla Pazar günleri görüşmemem bu yüzden, Pazar günleri hiç yaşamıyormuş gibi yapışım bu yüzden…
Tanrıya şükürler olsun ki Pazar günleri çalışabildiğim bir işim var, ben öyle herkesin tatil yaptığı günlerde tatili sevmiyorum…




