Nöbetçi Eczane


Bu gece
EDREMİT 'te
....... Eczanesi Nöbetçidir....

Kategoriler
Menü
Sayaç
Bugün : 315315315
Dün : 589589589
Toplam : 477645477645477645477645477645477645
LogCounterX by taquino
Okunan 5 Haber
Son 5 Haber
Kimler Online?
9 üye online (2 üye görüntülendi SmartKoseyazarlari)

Üye: 0
Ziyaretçi: 9

daha...
Arama

SmartKoseyazarlari is developed by The SmartFactory (http://www.smartfactory.ca), a division of INBOX Solutions (http://inboxinternational.com)
SmartKoseyazarlari > Fahir Güneri > MÛSIKÎNİN YAPI TAŞLARI
MÛSIKÎNİN YAPI TAŞLARI
Yayına Sokan: Moy_web Yayınlanma Tarihi: 2010/1/29 (222 Kere Okundu)
MÛSIKÎNİN YAPI TAŞLARI
MÛSIKÎNİN YAPI TAŞLARI

Bugün çoktan beri ihmal ettiğimiz Musıkî’ye dönelim. Hepinizin içinde bir bestekârlık ruhu olduğunu varsayarak bestekârlık konusunda biraz tiyo verelim istedim.
Bestekârlık esas olarak bir ALLAH vergisidir. Benim tanınmış bestekârlara söylediğim bir şey var, bana sen de ( bir beste yap) dediklerinde bunu söylüyorum ve ekliyorum: ”Bestekâr olunmaz, Bestekâr doğulur. Bende o yetenek yoksa ben n’apabilirim “diyorum. Ama iteleye kakalaya bana da üç beste yaptırdılar ve bunlar TRT’den geçti. Dördüncü bestem henüz tasdike gitmedi, yanlış anlamayın, beni sadece beste yapmaya teşvik ettiler ve ufak tashihlerle, düzeltmelerle tamamlattılar.
Türk mûsıkîsindeki bir bestede üç adet unsur bulunur. Güfte, makam ve usul. Önce güfte gelir. Biliyorsunuz güftesiz eserlere SAZ ESERİ denir, peşrevler semaîler v.s. Sözlerden oluşan Güfte eserin belkemiğini teşkil eder. Güfte seçimi çok önemli olduğu için bestekâr uzun uzun araştırır. Bazen de bir yakınının şiirini hatır için bestelemek de var, ama o zaman ya şiir sırıtır, ya da “melodi” yani beste. Genel olarak aruz vezni ile yazılan şiirler daha kolay bestelenir. Sonra hece vezni gelir kolaylıkta. En sonda ise ki ben hiç hoş bulmam o tarzı; serbest vezin gelir. Güfteye karar verildikten sonra bu sözler hangi makama ve usule tatbik edilecek, onun araştırılması yapılır ve mısra mısra melodiler oturtulmaya başlanır, yani beste oluşmaya başlar. Bu husus bir kaç defa tekrar edilir. Sonunda beste kendine yakışan usul ve makama oturmuş olur. Bu karmaşa tabii benim gibi acemi bestekârlar içindir. Ustalar her an beste mırıldanırlar yaşadıkları ortam ne olursa olsun.
Size bir anımı nakledeyim: Yıllar önce üyesi olduğum kooperatifin daire tespiti için kurra çekimi toplantısına gittim. Salona girince orada oturan Meşhur bestekâr, (Koro şefi, yazar, sevgili dostum) Erol Sayan’ hocayı gördüm. Gel otur dedi. Yanında boş yer var. Ben de oturdum. Etraf, ailelerin ve çoluk çocukların gürültüsü ile ayyuka çıkmış durumda. Çekilişe vakit var. Biraz sohbetten sonra Erol Sayan bana, Gel Fahir hadi bir şarkı besteleyelim dedi. Ben o gürültüde nasıl beste yapabileceğimizi düşünürken, Erol hoca mırıldanmaya başladı bile. Âmîr Ateş Hoca’da öyle: Meselâ tavlada bir taraftan attığı zarı oynarken bir taraftan da yeni bir bestenin kelimelerini seslendirir. Besteleri de çok güzeldir tavla oynaması da…Bu iki güzeli nasıl birlikte uygulayabiliyor, hayretler içindeyim.
Bu kadar laftan sonra gelelim gene konumuza .
Bestekârlık bir takım Edebiyat ve mûsıkî bilgileri gerektirir. Doğru kelimelerden oluşan anlamlı bir şiir seçecek. Buna uygun bir usul tesbit edecek ve hangi makamdan besteleyeceğine karar verecek. Tabii bütün bu safhaları geçebilmek için Türk müziği makamlarına, usullere ve edebiyata hakim olacak. Bunlar olmadan bir eser ortaya çıkmaz.(Ben yaptım oldu) diyenlere sözüm yok . Hani (Abdestsiz namaz kılınmaz demiş, karşısındaki( ben kıldım kılındı) deyince ne denir?...Yani demem o ki bir beste yapmaya kalktığınızda önce edebiyat ( yani Türkçe) bilginizi kontrol edin, sonra bu güfteye en uygun usulü bulun , sonra yakışan bir makam seçin. Şimdi besteye başlayabilirsiniz. Bitirince bana da haber verin ki bestenizi tashih edecek bir bestekâr arayalım. Bulamazsak gazeteye ilan veririz.
Amerikada bir profesör, ilmi bir araştırma için maymuna gerek duymuş, yakalayacak avcılar için gazeteye ilan vermiş, nasıl oldu ise TEMEL de bu ilanı okumuş, Prof.’a mektup yazmış.”ben bir köpek ve bir tüfekle sana maymun avlarım” diye ..Tamam. Prof. kabul etmiş. Beraberce Afrikaya, çok maymun bulunan bölgeye gitmişler. Bir ağacın üzerinde bir maymun görmüşler. Temel ağacı var gücü ile sallamış, maymun düşünce köpek üzerine atlamış ve becermiş maymunu. Maymun çok mutlu, Mestü- bîtap.. Atmışlar kafese.Tekrar başka bir maymun görmüşler,Temel gene sarsmış ağacı. Maymun yerde,köpek üzerinde, görevde..
Başka bir ağaçta çok ender bulunan bir maymun daha görmüşler, Prof. ”mutlaka isterim bu tür maymunu” demiş.Temel ağacı sarsmış, hayvan daha yüksek dallara çıkmış, sarstıkça hayvan yükselmiş. Bakmış ki sarsmakla olmayacak, Temel tüfeğini Amerikalıya vermiş.” Al bunu” demiş, “ben ağaca çıkıyorum, oradan sallayacağım. Maymun düşerse mesele yok. BEN düşersem KÖPEĞİ VUR “ demiş.

Ben Istanbul’a gidiyorum, oradan istediğiniz bir şey var mı?
Hadi hoşça kalın……..

Bu Köşe Yazarının Diğer Köşe Yazıları Yayınlanma Tarihi: Okunma Sayısı
EŞŞEĞE GEM VURMA… KENDİNİ AT SANIR 20/07/2010
2010/7/21
526
ZERDÛZ PALAN VURSAN EŞŞEK YİNE EŞŞEKTİR.
2010/7/6
427
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN, LÂFA BAKILMAZ…
2010/6/29
351
GÜNÜMÜZDE KONSER DİNLEME TERBİYESİ ve BAZI NASİHAT
2010/6/22
325
HALÂK ALLAH-ÜL BAKAR FİL SÜRET-ÜL BEŞER
2010/6/15
307
SEREFÜL İNSAN BIL İLM-İ VEL EDEB LÂ BİL MÂLİ VEL NESEB (2)
2010/6/7
315
ŞEREFÜL İNSAN BİL İLMİ VEL EDEP
2010/5/28
312
NUTUK’UN GİZLİ ŞİFRESİ
2010/5/17
309
“LÂ YA’LEMÛ GAYBI İLLÂLLAH “
2010/5/11
308
İTTAKİ ŞERRA MEN AHSENTE İLEYH (Hz. ÂLÎ )
2010/4/30
323
PRENSES SÜREYYÂ’NIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
2010/4/28
316
ZÂLİMİN RİŞTE-İ İKBÂLİNİ BİR AH KESER
2010/4/16
316
Bİ-NEFSİHÎ TELKİN İNSANI ÂBÂD EDER
2010/4/5
323
MÛSIKÎNİN YAPI TAŞLARI
2010/1/29
223
MÛSIKÎ VE İNSAN AHLÂKI
2010/1/17
218
ŞEB-İ ARUS 3
2010/1/8
142
ŞEB’İ ARUS 2
2010/1/1
134
ŞEB-İ ARUZ
2009/12/30
136
HALK İÇİNDE MUTEBER BİR NESNE YOK DEVLET GİBİ
2009/11/9
412
BORÇLU ÖLMEZ BENZİ SARARIR
2009/9/4
320
“O GÜZEL GÖZLERLE BAKMASINI BİL”
2009/8/28
283
SABİTE TUR’U DİNLİYORUM “ GÖZLERİM KAPALI”
2009/8/24
154
DOĞRUSUNU NE ZAMAN SÖYLEYECEKSİNİZ…..
2009/8/14
142
“VURMAYAN TÜFEK OLMAZ…”
2009/8/10
128
BİN BİLİYORSAN BİR BİLENE SOR…
2009/7/31
213
“EĞER HÂHÎ SELÂMET…..””
2009/7/17
271
“”YÜZ ANLAYANA……””
2009/7/10
149
EZAN ADAMA DİN DEĞİŞTİRTİR
2009/7/3
207
GÖRDÜM Kİ SARMIŞ…
2009/6/29
179
“SEN NEYMİŞSİN BE ABİ”
2009/6/12
175
KARTALLAR KARTALLARLA UÇAR
2009/6/5
196
TAKTIM BEN BU KÜLTÜR MERKEZİNE
2009/5/29
192
Ö’ÖRÖVİZYON
2009/5/22
167
CEZAEVİ Mİ, KÜLTÜR MERKEZİ Mİ?......
2009/5/15
251
Okurlarla iletişim
2009/5/8
168
BU YAZIDA YUMURTANIN NE İŞİ VAR…
2009/5/7
161
MERHABA
2009/4/30
158




2007 © Körfez Medya Gurubu
Powered by MoYWeB
ÖnceKörfez
En iyi görüntü için; ekran ayarınız 1024x768 olmalıdır.
Gazetemiz

07.09.2010 Tarihli Gazetemiz

KöşeYazarlarmz
Ziyaretçi Defteri